KAMPANYALI ÜRÜNLER
pro-choice-puppy-lamp-plus-hypoallargenic-kuzu-etli-yavru-kopek-mamasi-12kg-3kg-hediyeli-alp-200139
ProChoice
ProChoice Puppy Lamp Plus Kuzu Etli Yavru Köpek Maması 12kg + 3kg Hediyeli!
İNCELE
reflex-puppy-lamb-rice-kuzu-etli-pirincli-yavru-kopek-mamasi-15kg-petg-10627
Reflex
Reflex Puppy Lamb Rice Kuzu Etli Pirinçli Yavru Köpek Maması
15kg
İNCELE
royal-canin-mini-adult-kucuk-irk-yetiskin-kopek-mamasi-500-300-gr-hediyeli-an-93193
Royal Canin
Royal Canin Mini Adult Küçük Irk Yetişkin Köpek Maması 500 + 300 Gr Hediyeli!
İNCELE
pro-plan-puppy-chicken-amp-rice-tavuklu-princli-yavru-kopek-mamasi-14kg-2-5kg-hediyeli-kuz-50119
Proplan
Pro Plan Puppy Chicken & Rice Tavuklu Prinçli Yavru Köpek Maması 14kg + 2,5kg Hediyeli!
İNCELE
advance-lamb-rice-kuzu-etli-yetiskin-kopek-mamasi-12-kg-petg-00549
 Advance
Advance Lamb Rice Kuzu Etli Yetişkin Köpek Maması 12 Kg,Maması 12 Kg Maması 12 Kg Maması
İNCELE
hill-039-s-canine-adult-advanced-fitness-tuna-amp-rice-yetiskin-kopekler-icin-tuna-balikli-princli-mama-12-kg-mop-00115-0009
Hill's
Hill's Canine Adult Tuna&rice Yetişkin Köpekler İçin Tuna Balıklı Prinçli Mama 12 Kg.
İNCELE

Köpekler Hakkında

Köpek Yaşadığı yerler: Evcil ve vahşi olarak dünyanın hemen hemen her yerinde. Özellikleri: Keskin koku alma ve işitme kabiliyetli etçil bir memeli. Sahibine bağlılığı ile şöhret bulmuştur. Ömrü: 15-20 yıl. Çeşitleri: Görünüş ve büyüklükleri farklı 100’den fazla köpek ırkı v ardır. Çoban köpeği, av köpeği, buldog, polis köpeği, Saint Bernard köpekleri Ünlüdur. Etçiller (Carnivora) takımının, köpekgiller familyasından bir memeli türü. Çok eski çağlardan beri evcilleştirilmiştir. Görünüş ve büyüklükleri farklı, yüzden fazla evcil ırkı vardır. Başı az çok uzun, üst çenede üç, alt çenede dört kesici dişi bulunur. Ön ayakları beş, arka ayakları dört parmaklıdır. Tırnakları kedi gibi çekilebilme özelliğinden mahrumdur. Parmakları üstünde koşar ve iyi yüzer. Saatte 50 km hızla yol alır. Gündüz ve gece faaldir. Koku alma ve işitme duyuları keskindir. Zeki olduğundan kolayca terbiye edilebilir. Sahibine bağlılığı ile ün yapmıştır .Avustralya’nın vahşi köpekleri “dingolar” sürü halinde yaşayarak kanguru avlarlar. Bazan yerliler yavrularını avda kullanmak için evcilleştirirler. Afrika’nın yabani “Kap avcı köpekleri” de toplu halde yaşarlar. Akşam karanlığı basarken ve şafak sökerken sürüler halinde dolaşarak zebra, ceylan, kangru, sığır gibi toynaklı memelileri avlarlar.



KÖPEK AYAK VE TIRNAKLARIN BAKIMI

Köpeklerin ayaklarında aşınmalar , yaralanmalar , çizilmeler , tırnak kırılmaları görülebilmektedir.Bu nedenle , yapılan bakım sırasında ayaklarda gözden geçirilmeli , hayvana rahatsızlık veren bir durum olup olmadığı araştırılmalıdır.Ayak ve tırnaklar bu iş için kullanıma elverişli bir fırça ile fırçalanmalı , eğer varsa , tırnak arasına sıkışmış olan kurumuş çamur parçaları , toz ve kirle temizlenmelidir.Dolaşılan yerlerde bulunan keskin kenarlı kayalar veya kırık cam parçaları , köpeğin taban yastıkların da derin kesiklere neden olabilir.Tırnaklarda kırılmalar olabilir , taban yastıklarına kıymık , diken batabilir.Bu gibi durumların bakım ve tedavisi anında yapılmalı , kesik ,çizik ve tırnak yaralarının ihmal edildiğinde bazen büyük sorunlar çıkartabileceği unutulmamalıdır.
Köpeklerimizin patilerini zaman zaman kontrol etmke gerekmektedir.Kış aylarında bu durum kar ve buzun tırnakları zarar vermesi şeklinde gerçekleşirken , yaz aylarında çeşitli otların patiye batması ile büyük sorunlar yaşanabilir.Topallamaya başlayan köpeğimizin patisine büyük bir ihtimalle bir şey batmış yada kesmiş olabilir.Bu durumda temiz bir gazlı bez ile sıkıca patisinin etrafına sarın , bunun üzerine de temiz bir bez ile tekrar patisini sarın.Yapıştırıcı malzemeler veya bandajlar kullanmayın .Pati altındaki sert , siyah kısım kesildiyse , kesinlikle bu kısmı kopartmayın.köpeğinizi derhal veteriner hekiminize götürün.
Kırılan tırnaklar gibi aşırı uzayan tırnaklarda bakım gerektirir.Normalden fazla uzayan tırnaklarkimi kere kıvrılarak köpeğin derisine batar ve iltihaplanmalara yol açar.Kimi kere ise , sağa sola takılarak köpeği rahatsız eder ve sonunda kötü bir biçimde kırılır.Bütün bu nedenlerle zaman zaman köpeğin tırnağını kesmek gerekir.Köpeğin tırnağı belli bir noktadan sonra özel olarak yapılmış bir makasla , ya da bir tırnak pensi ile kesilebilir.Tırnak kesilmesi , düşünüldüğü kadar basit bir iş değildir.Yanlış ve hatalı kesim büyük sorunlar yaratabilir.Tırnağın kesimi sırasında fazla derin alınması kanamalara ve iltihaplanmalara yol açar.Tırnak , fazla derine gitmeden ve tırnak ucu kütleştirilmeden kesilmektedir.Bakımlı ve sağlıklı bir köpeğin ayaklarında , tırnaklar arasında yabancı herhangi bir madde bulunmaz .Tırnaklar bakımlı ve düzgündür.Uzamış , çatlamış , kırılmış tırnak yoktur.Taban yastıkları bakımlıdır , kesikler , yaralar ve kabuklanmalar görülmez.


KÖPEKLERİN KAŞINTI SORUNU

Kaşıntı bir hastalık değil birçok fizyolojik bozuklukta ortaya çıkabilen bir semptomdur ve köpeğin hayatında gerek ruhsal gerekse bedensel olarak normal yaşamını idame etmesini engellemesi nedeniyle mutlaka çözülmesi gereken ciddi bir sorun teşkil eder.
Bu hayati derecede önemli semptomu oluşturan nedenler arasında; hayvanın kanını emmek yada tüy ve derisini yemek suretiyle deride irritasyona sebep olan ayrıca tükürüklerin de allerjenik madde barındırarak allerjik reaksiyonlara neden olabilen dış parazit etkenlerinden ( pire, kene, bit, sivri sinek ve uyuz etkenleri gibi ) derinin bakteriyel florasını ve fizyolojik yapısını bozabilen hijyen eksikliği, uygun olmayan şampuanla ve / veya fazla sık yaptırılan banyolar gibi bir köpeğin aslında zaruri ihtiyaçlarından olan temizliğiyle ilgili yapılan hatalar hatta ve hatta köpeğin yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli temel faktörlerden beslenmesi ile ilgili yapılan yanlışlıklar sayılabilir. Bu nedenle tüm bu faktörlerin deride oluşturabileceği hasarı ve bu hasarın oluşum mekanizmasını bilmek ve ona göre gerekli önlemleri almak hayvanımızı bu ciddi sorundan koruyabilmek için çok önemlidir. Peki tüm bu sebepler kaşıntıyı nasıl oluşturuyor ve bizler bunu engellemek için neler yapabiliriz?

Dış parazitler:
Deride kaşıntıya neden olan dış parazit etkenlerinden en önemlileri kuşkusuz pire ve kenelerdir. Pireler ısırıklarıyla deride oluşturdukları irritasyonun haricinde tükrüklerinde barındırdıkları kaşıntı yapıcı enzimler ve allerjenik maddelerle de kaşıntıya neden olurlar.Özellikle pire ısırığına karşı duyarlı olan hayvanlarda tek bir pirenin ısırması dahi ciddi allerjik tepkimelerle sonuçlanacaktır.Keneler ise kaşıntıdan ziyade kan emerek ve taşıdıkları zoonotik olabilen etkenleri köpeklere bulaştırarak irritasyona ve sistemik hastalıklara neden olurlar. Peki neler yapılabilir? Öncelikle köpek
için bu denli sorun olabilen pire ve kenelerin yaz aylarında fazlaca çoğalabilmeleri köpek üzerindeki enfestasyon riskini de arttırır bu nedenle yaz aylarında bu etkenlere karşı yapılacak mücadeleler kışa nazaran daha önemlidir. Bu etkenleri hayvanlardan uzak tutmak amacıyla yapılan, bilinen birçok uygulama vardır bunlar arasında pire tasmalarının takılması, ilaçlı şampuanlarla yaptırılan banyolar ve hayvanların ense bölgesine uygulanan damlalar sayılabilir (tabi bütün bu uygulamaların ve tercih edilecek uygulama öncesi veteriner hekim kontrol ve tavsiyesi çok önemlidir). Bu uygulamalardan banyo anlık bir arınma sağlarken tasmalar kokuları sayesinde pireleri uzak tutar, damlalar ise derideki yağ bezleri tarafından emilerek belli sürelerde deri yağıyla tekrar salınır ve ısıran pirenin etkeni almasıyla ölmesini sağlayarak etkir. Tüm bu uygulamalar yapılırken de banyoda ilacın hayvan tarafından yalanması, tasmanın ıslanarak etkinliğini kaybetmesi veya damlanın emilmesine fırsat verilmeden hayvanın banyo yaptırılması gibi oluşabilecek aksilikler göz önünde bulundurulmalıdır.
Kaşıntıya sebep olabilen diğer parazit etkenleri uyuz ve mantar etkenleridir. Bunlar çok farklı cinslerde olabilirler örneğin uyuz etkenlerinden bazıları kan emerek bazıları ise tüy yiyerek deride tahribat oluştururlar. Uyuz ve mantar etkenleri dış ortamdan veya başka hayvanlardan temas yoluyla bulaşabileceği gibi hayvanın bağışıklık durumu düştüğünde fırsatçı enfeksiyon şeklinde de oluşabilirler. Bu etkenlerden korunmak amacıyla yapılan tek uygulama mantar enfeksiyonları için yapılan aşılamadır bunun haricinde bu etkenlerle mücadelede koruyucu uygulamalardan ziyade tedavi edici uygulamalardan yararlanılmaktadır. Tedavideki önemli bir nokta da bu etkenlerin pirelerin aksine zoonotik oluşlarıdır hayvanlarda enfestasyon oluşturan pirelerin insanlar üzerinde barınamamalarına rağmen aynı durum uyuz ve mantar etkenleri için geçerli değildir, bu etkenler insanlarda da lezyonlar meydana getirebilirler.
Beslenme hataları:
Doğru beslenme köpekler için bir çok problemin önüne geçmede etkili bir yontemdir. Köpekler gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde besin maddelerine farklı oranlarda ihtiyaç duyarlar. Bu besin maddelerinden proteinler hayvanlarda allerjik reaksiyonlara yol açmak suretiyle kaşıntı oluşturduğundan diğerlerine nazaran rasyonda fazlaca dikkatli kullanılması gereken maddelerdir. Köpekler ve tüm canlılar yavruluk dönemlerinde proteinlere yüksek oranda ihtiyaç duyarlar ve aldıkları fazla proteinden zarar görmeyebilirler ancak büyüme döneminden sonra aynı tip beslenme yani fazla proteinli gidaların tüketilmeye devam edilmesi hayvanda allerjik reaksiyonlara yol açar. Özellikle golden retriever ırkı gibi aşırı hassas ve allerjenik ırklarda fazla proteinin yol açtığı olumsuzluklar daha dikkat çekicidir. Peki bu duruma getirilecek çözüm nasıldır? Öncelikle başta da bahsettiğimiz gibi kaşıntının bir çok sebebi vardır hayvanınızda böyle bir semptom gözlemlediğinizde zaman kaybetmeden veteriner hekiminize başvurmalısınız. Veteriner hekiminizin kaşıntının sebebinin beslenme hatası olduğunu düşünmesi durumunda yapılacak radikal çözüm kullandığınız mama yerine veteriner hekiminizin köpeğiniz için önerdiği dengeli rasyona geçmektir. ( Ev yemeklerine alışmış bir köpeğe kuru mama yedirmek ne kadar zor olsa da! )
Kişisel bakım hataları ve hijyen eksikliği:
Ayrıca evlerimizde temizlik için kullandığımız bir takım malzemeler de temas halinde lokal tepkiler oluşturabilir (örneğin çamaşır suyu ile silinen bir yüzeye temas eden köpeğin karnında, bacaklarında allerjik lezyonların oluşması gibi).Derideki bakteriyel floranın dengesini pek çok faktör bozabilmektedir bunlara; hijyen eksikliği, uygun olmayan şampuan ve temizlik maddelerinin kullanımı örnek gösterilebilir. Sık yaptırılan banyo uygulamalarıyla deri yağlılığının ortadan kaldırılarak derinin aşırı kurumasına ve hatta kepeklenip dökülmesine neden olunabileceği gibi banyo sonrasında veya köpeğin ıslanmasına neden olan durumlardan sonra özellikleShar Pei gibi kıvrımlı deri yapısına sahip hayvanlarda deri kıvrımları arasında kalan kapalı bölgelerin aşırı nemli kalması bu bölgelerde bakteri ve mantar oluşumuna yol açarak deri florasını ve bütünlüğünü bozabilir. Ayrıca köpeklerde banyo işleminin kesinlikle kendiniz için kullandığınız temizlik ürünleriyle yapılamayacağı bilinmelidir bazı noktalarda bizlerle fizyolojik ortak noktalar taşısalar da deri yapıları bu noktalardan biri değildir. Köpeklerin deri asitliği insanlardan farklı olduğundan onları mutlaka kendi deri ph’larına göre ayarlanmış özel şampuanlarla yıkamanız gerekir.
Tüm bu sebeplerden dolayı oluşan kaşıntı diğer tüm deri hastalıkları gibi uzun soluklu ve inatçı bir durumdur. Gerek rutin uygulamaların aksatılmadan yapılması gerekse bakım ve beslenmedeki doğru seçimlerle bu sorunun oluşması engellenebilir. Yapılan hataların düzeltilmesiyle ise var olan bu sorun çözümlendirilebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, köpeğinizin ihtiyaçları elbette sizlerden farklı olacaktır. Onunla geçireceğiniz zamanın uzun ve sağlıklı olabilmesi için yavruluk döneminden itibaren size bir veteriner hekimin eşlik ediyor olması köpeğinizin ihtiyaçları konusunda sizi en doğru şekilde bilgilendirebileceğinden yapabileceğiniz hataları minimalize ederek kuşkusuz mükemmel bir rehber olacaktır…
Dr. Haluk ÖMER


Evde Köpek Beslemenin Ayrıntıları

Seçmiş olduğunuz yavruyu eve getirmeden önce onun kalacağı yeri hazırlamalı ve gereken ihtiyaçları almalısınız.

Bu ihtiyaçların en önemlisi yavruyu içine koyacağınız metalden bir kafes olacaktır. Ev kurallarına uyum sağlaması ve yavruyu kontrol altında tutabilmeniz için son derece gereklidir ve büyük ölçüde işinizi kolaylaştıracaktır. Köpekler doğal olarak yabani yaşam içinde bir inde yaşadıkları için gelecek olan yavrunuzda böyle bir yer isteyecek ve bu alanda kendini güvende hissedecektir.

Kafesi Koyacağınız Yer;

Yavrunun rahatlıkla uyuyabileceği ve rahatsız edilemiyeceği bir yer seçin.

Hazırlayacağınız yer elektrik kabloları, kimyasal, zehirli maddeler, kesici aletler, kolayca açılabilir ve kırılabilir cisimlerden uzak olmalıdır.
Bu yer kuru, gerekli aydınlatma düzeni ve havalandırması olan, güneş ışığını kolayca alabilen ve çok sıcak olmayan gerektiği zaman kolayca temizlenebilecek bir yer olmalıdır.

Genellikle köşeleri seçin. Herkesin kolay ulaşamıyacağı bir yer olmalı. Yavrunun kolayca hareket edebileceği, yatabileceği kadar yer olduğundan emin olun.

Kafesin bir köşesini yumuşak, yavrunun ölçülerine uygun üzerine kıvrılıp yatacak bir battaniye veya sizin için uygun olan kolayca temizlenebilecek başka bir tekstil ürünü ile kaplayınız. Şimdilik bir yavru yatağı almanıza gerek yok çünkü bazı kazalar olabilir verdiğiniz para boşa gitmesin.

Kafesin diğer köşesini her zaman taze su ile dolu olacak su kabı ile donatınız.Yemek kabını ise sadece yemek saatinde koyunuz ve yavrunuz yemeğini bitirdiği zaman alarak yıkayınız ve yeni öğün için temiz kalmasını sağlayınız. Eğer yavru yemeğini tamamlamadı yememek istiyor ise yine yemek kabını yavrunun önünden alınız.

Yavrunun sıkılıp oynayarak zaman geçireceği oyuncaklarından birkaç tanesinide kafese koyunuz. Yokluğunuzda yavrunun size alışmasını sağlamak ve evde olmadığınız zamanı yavruya hissettirmemek için üzerinizde kokunuz bulunan bir atletinizide gerektiğinde kullanmak üzere hazır bulundurun.

Sıra Yavruyu Almaya Geldiğinde;

Üretici ile birlikte kararlaştırdığınız yavruyu almak için beklediğiniz o gün gelince birkaç önemli noktayı gözden geçirmeniz gerekiyor.

Yavrunuz eve geldikten hemen sonra birkaç hafta sürecek yoğun tempoya ayak uydurmanız gerekecek.

Günün büyük çoğunluğunda evde bir kişinin bulunması gerekiyor. Eğer böyle bir avantajınız yok ise kısa süre için kendinize zaman yaratmalı veya işlerinizi ertelemelisiniz.

Tatile çıkmak veya zaman alacak bir plan yapmadığınızdan emin olun. Eğer böyle bir düşünceniz var ise üretici ile konuşarak zaman isteyin.

Doğum günü, mezuniyet töreni yada toplantı gibi bir güne denk gelmemesine özen gösterin.

Almak istediğiniz günü ve saati üretici ile kararlaştırınız. Üretici bu süre içerisinde yavruyu araba seyahatine hazırlamak için yemek vermeyecektir.

Seçtiğiniz yavrunun yanına koyulmak için üzerinde kokunuz bulunan bir atletinizi yavruyu almadan birkaç gün önce üreticiye veriniz. Bu davranış yavrunun sizin kokunuzu tanıması için önemli. Aynı zamanda yavrunun yanına bırakılan atletinize diğer kardeşlerinden kokusu sinmiş olacak ve kardeşlerinden ayrıldığı zaman sizin kokunuzla birlikte kardeşlerinin de kokusunu alacağı için işler kolaylaşacak.

Yavruyu diğer kardeşlerinden ayırıp eve getirmek için en iyi zaman sabah saatleridir. Günün büyük çoğunluğu siz ve aile bireyleri ile olacak, ilk yemeğini sizin elinizden yiyeceği için az da olsa alışacak ve ilk geceyi kardeşlerinden ayrı olarak daha rahat geçirecektir.

Yavrunuz ile arabınızda yapacağınız yolculuk da önemlidir. Bu kısa seyahati yavru için yeterli olacağı kadar konforlu hale getirmelisiniz .Onu rahat ve kolayca içinden çıkamıyacağı bir kuyuya koyun. Kutu gazete kağıdı veya daha önce belirttiğim yumuşak tekstil ürünü ile kaplanmış ve içine oyuncuklar bırakılmış olmalıdır.

Kutunun altına, arabanızın yavrunun gerçekleştireceği olası bir kazada kirlenmemesi için plastik ile kaplayın ve birmiktar kağıt havlu veya peçete bulundurun. Yavru kutunun içinde elinizde veya dizinizin üzerinde olmaktan kendini daha güvende hissedecektir. Eğer yolunuz uzun ise her iki saatte bir yavruya tuvalet ihtiyacını gidermek için mola verin eğer hava çok sıcak ise yavruya su vermeyi ihmal etmeyin.

Eğer küçük çocuklarınız size bu seyehatte eşlik ediyorlar ise, onlara köpeğe (ne kadar zor olsa da) dokunmamalarını ve onu rahatsız edecek korkutacak davranışlarda bulunmamalarını, yavrunun yalnız kalması gerektiğini söyleyiniz.

Seyahat boyunca yavrunuzu direkt gün ışığından koruyunuz. Eğer hava çok sıcak ise arabanın içi daha sıcak olur ve siz bu sıcakta bunalıyor iseniz yavru köpeğiniz kendini sizden daha kötü durumda hissedecektir. Bunun için yavruya küçük damlacıklarla su püskürten bir fıs-fıs yardımcı olacaktır. Size eşlik eden yaşça büyük genç aile bireylerinden birine yavruyu yolculuk boyunca gözlemlemesi için görev veriniz. Kutunun veya yavruyu koyduğunuz kafesin devrilmesini engellemeli ayrıca yavruyu temiz tutması gerekiyor. Ancak bunları yaparken yavruyu kutudan çıkarmamalısınız.

Yavruyu üreticiden alıp arabaya koymadan önce on dakika çeverede gezinmesine izin veriniz. Bu arada eğer secereli bir köpek alıyor iseniz üreticiden gerekli evrakların hepsini aldığınızı konrol edin.

Yolculuk esnasında aramanızı herzamankinden daha yavaş ve dikkatli sürün ani dönüşler ile tümseklere, çukurlara dikkat edin.

Eve Döndüğünüzde

Eve vardığıızda yavru köpeğiniz yolculuk sonunda yorulmuş olacak. Arabadan dışarıya çıkartarak tuvaleti ve serin havayı ciğerlerine çekmesi için ona biraz izin verin. Evin diğer üyelerine heyacanlı olmamalarını komşularınızı bir hoşgeldin partisine davet etmemeleri için öğüt veriniz.

Eve varış anından itibaren yavruya evin kokusuna, çevreye, eşyalara alışması için izin vermelisiniz. Daha sonra onu önceden hazırladığınız yuvasına götürünüz ve uyuması için zaman veriniz. Ancak altın kuralı unutmayınız; hiç kimse uyuyan yavruyu rahatsız etmemeli ve uyandırmamalı.

Yavru uyandıktan sonra kendini daha rahat hissedecek ve ilk yemeğini yemesi için hazır olacak. Onu kısa süre için dışarı çıkartın tuvaletini yapması için izin verin eğer yapar ise severek ödüllendirin, daha sonra yuvasına alarak sıcak su ile yumuşattığınız ve soğutmaya bıraktığınız yemeğini yavruya ikram ediniz, taze suyu da unutmayın her zaman dolu ve taze olarak yuvada kalması lazım.

Eğer yemeğini yemedi ise bu yemeği yavrunun önünde bırakmayın. Yemeğini yedikten hemen sonra onu tekrar dışarı çıkartın ki tuvaletini yapsın. Her yemekten sonra bu hareketi tekrarlamalısınız. Eğer kaza ile eve yapar ise sakın yavruya bağırmayın ve onu cezalandırmayın. Yavru tuvaletini yapmadı ise her 10-15 dakika da tuvaletini yapıncaya kadar dışarı çıkarınız.

Yavru günün son yemeğini yedikten sonra ki günde 3-4 öğün yemesi gerekiyor, eğer hava şartlarıda uygun ise dışarı çıkararak yine kendini rahatlaması için izin verin ve oyunuda ihmal etmeyin. Yavruyu yuvasına götürmeden önce tuvaletini yaptığından emin olun.

Yavrunun yatağı sıcak, temiz ve size daha önce anlattığım kolay temizlenen tekstil ile kaplı ve oyuncakları içerisinde olmalıdır. Bir kez daha su kabının dolu ve taze olması gerektiğini hatırlatıyorum.

Şu Geceler Olmasa

En zor anlardan birisi de gece saatleridir. Yavrunuz ile istemesenizde günün büyük bir çoğunluğu beraber olduğunuz için yavru bir anda yalnız kaldığında tedirgenliğe düşecek, çünkü bu onun ilk yalnız gecesi daha önce hep kardeşleri ile birlikte sıcacık uyudu.

Yavru bu dönemede alışacak ama gelin ona bu ilk günlerinde yardımcı olalım. Nasıl mı?

Eğer soğuk bir kış günü ise ve eviniz soğuk ise sıcak su torbasını doldurarak yavrunun yanına koyunuz. Böyle bir şey yok ise bir-iki litrelik pet meşrubat şişeleride size yardımcı olur. Suyun çok sıcak olmadığından emin olun. Bu hareketimiz ona kardeşlerinin sıcaklığını sağlayacak.

Daha önce üreticiden yavrunun kafesine koymasını istediğiniz atletinizi tekrar kafese koyunuz. Unutmadıysanız çamaşırın üzerinde kardeşlerinin kokusu mevcut. Kendini yalnız hissetmemesi için tik-tak vuruşlu bir saat ya da kısık sesli bir radyoyu kafesin yanına koyunuz. Yavrunun havlamasına ve acıklı ağlamasına cevap vermeyin.

Biliyorsunuz ki o şu an olamadığı kadar güven içinde. Yalnızca yalnız kalmaya alışık değil o kadar, bu yüzden tedirginlik hissediyor. Eğer yavru havlıyor ağlıyor diye yanına giderek ona cevap verirseniz: yavru bunu kısa sürü içinde öğrenerek,size karşı kullanmaya başlar. Unutmayın ki köpekler insan davranışlarını çok iyi yorumlar ve kullanırlar. Bunun için köpeğinize bir ip ucu vermeyin.

Hazırladığınız kafesi kendi yatağınızın yanına da alabilirsiniz ve yavru gece geç saatlerde ağlamaya başlayınca kolunuzu uzatarak yavruyu kısaca sevmeniz yeterli olur. Ancak bazı kurallara uyarak. Yavru ilk günlerde yanınızda iken, ilerki günlerde yavaş yavaş sizden uzaklaşmalı. Örneğin ilk günler yatağınızın yanında iken daha sonraki günlerde yatağın köşesinde, odanın köşesinde, kapının yanında ve odanın dışında gibi. Bu eylemi en son olarak yavrunun kalmasını istediğiniz yerde son vereceksiniz. Eğer herzaman yanınızda kalmasına izin verseydiniz ileride tedavisi çok zor olan Ayrılık Korkusu adlı hastalığa zemin hazırlamış olursunuz. Bu davranışı engellemek için eğitim programınıza ekleyerek yavrunun belli süre sizden ayrı kalmasını sağlamalısınız.

Günaydın

Yorucu gecenin ardından yeni ve değişik bir sabah artık sevimli yavrunuz hayatınıza renk katacak.

Sabah yavruyu karşılamak için eski elbiselerinizi giyiniz, çünkü gece yavru bir kaza yapmış veya suyunu dökmüş olabilir, kirli, ıslak patileri ile üzerinizi kirletmesin. Hemen onu dışarı çıkartın sindirim sistemi gayet iyi çalışmasına rağmen şu sıralarda tuvaletini tutmakta zorlanıyor. Eğer kafesi kirli ise temizlemeyi unutmayınız.

Yavruya sabah kahvaltısını sunun, tuvaleti ve oyun için tekrar dışarı çıkarın ve veterinerinze telefon açarak ilk kontrol için randevu alın. Veteriner kontrolunü ihmal etmeyin ve geciktirmeyin. Veteriner size parazitler, hastalıklar ve aşı takvimi hakkında bilgi verecek, bundan önemlisi köpeğinizi kontrol edecektir. Veterinere giderken yanınıza köpeğin sevdiği oyuncak veya bisküvisini almayı unutmayın ve bu yiyeceği veterinerden muayene anında ve köpeğiniz ile tanışma esnasında vermesini isteyin bu davranış ona veteriner önlüğünün iyi bir şey olduğunu anlatacak. Veteriner muayenehanesi genelde köpeğe küçükde olsa acı veren bir yer olduğu için, muayene dışında da veterineri ziyaret ederek yavrunun bu ortamı kötü tecrübeler ile tanımamasını sağlayın. Unutmayın köpeklerin ilk tecrübeleri en derin kalıtımı sağlar.

Veteriner kontrolü bittiğinde ilk sosyalleştirme ve eğitim aşamaları başlayacak ve köpeğiniz ile 10-14 yıl sürecek bir ilişkinin nasıl olacağınına dair ipuçları veren dönem başlayacak. Köpeğinizin sosyalleştirilmesi tamamen size bağlı. Şunu unutmayın ki yapacağınız işler, köpeğin öğrenmesi için çaba sarfetmesinden daha kolay olacak. Çünkü burada hayatı değişen taraf yeni yavrunuz


kopekmamalari.net'in temel prensibi; evcil hayvan ürünleri sektöründe siz müşterilerimizin ve sevimli minik dostlarımızın tüm istek ve ihtiyaçlarını göz önünde tutarak, ürün ve hizmetlerin sürekli gelişimini destekleyen , kaliteli , modern ve hep daha iyisini arayan bir ideoloji ile hızlı, ekonomik ve müşteri memnuniyeti odaklı olarak sizlere ulaşmaktır
© 2014 Köpek Maması | Köpek Mamaları | kopekmamalari.org